İranı Bombala diye tempo tutan McCain'in kalbi reformcu İranlılar için çarpıyor.
Ertuğrul Aydın
Bir itaat profesyoneli olan
Obama, İran politikasını izah ederken "sıkılı yumrukların"
açılmasından, "açıldığında Amerika'nın uzatılmış dost elinin"
bulunacağından bahsettiğinde aslında psikolojide "karşılıkta bulunma
kuralı" olarak bilinen mekanizmayı işletmişti, insanlığın temel bir
kaidesini. İsraillilerin iddia ettikleri gibi Firavun olarak değil ama
tam bir itaat profesyoneli olarak hiçbir şey vermeden karşılık
istiyordu. Boş da olsa bir el uzatmış, dolu bir el uzatmaları için İran
tarafını beklemeye başlamıştı.
İran'ın işi zordu çünkü
uzatılmış bir eli boş çevirmek gibi bir kusur ve kabahat işleme
tehlikesi vardı. Ancak seçim sonuçları, sonuçların açıklanmasının
ardından yaşanan gösteriler, kolluk gücünün can kaybına da yol açan
müdahalesi ve Amerika'nın bu fırsatla İranı eleştirmesi, Ahmedinejad'ın
bu eleştiriye tepki vererek özür talep etmesi ve İngiliz
büyükelçiliğinde çalışan 8 İranlının tutuklanması gibi gelişmeler "elin
boş çevrilmesi" algısının önüne geçecek ve İran bir yükten kurtulacak
gibi duruyor.
Obama'nın tek hamlede borçlu çıkardığı İran
yönetiminin, Obama'nın, şayet varsa, maskesini çıkarmasını sağlayacak
katalizör nitelikteki bu gelişmelere memnuniyetle katkıda bulunacağını
umabiliriz. İngiliz büyükelçiliğindeki 8 İranlı görevliyi tutuklaması
böylesi bir katkı olabilir; tutuklamanın resmi gerekçesi bir yana,
Anglo Sakson bağ üzerinden Amerika'ya cevap verme havası da var;
tutuklananlar İranlıydı ama Anglo Sakson misyonundaydı. Görevlilerin
İranlı olması maksada ulaşmaya engel değil, hatta maksada en az zararla
ulaşmanın yoluymuş gibi duruyor. Ve söz konusu olan bir (Anglo Sakson)
büyükelçilik olunca, devrim yıllarını hatırlayan Amerika'nın ayrı bir
ruhi ıstırap duyması kaçınılmazdır.
Obama sinirlerine halen
hakim olsa da artık dişlerinin gıcırtısı duyulabiliyor; el parmakları
ise her an yumruğa dönecekmiş gibi gergin ve kavisli. Ve en önemlisi
Obama'nın gergin ellerini yumruğa çevirmesi ki böylece Obama uzattığı
eli birden çekivermiş ve borç birdenbire ödenivermiş olacak. Henüz
gerçekleşmedi.
Bir itaat profesyoneliyle başa çıkmak güçtür.
İsrail'in 3.5 milyon Filistinliyi mülteci durumuna düşürmesi 60 yılını
almışken, bu itaat profesyonelinin Beyaz Saray'a yerleşmesinden
itibaren ilk yüz gün içerisinde tam 2 milyon Pakistanlı mülteci
konumuna düştü. Bugün bu sayının 3.5 milyon olduğu söyleniyor. Ancak
yine de İslam dünyası ve dünyanın geri kalanı, iyimser olmayı
sürdürebiliyor. İran'ın daha bir dikkatli olmasını gerektiriyor bu
durum. Çünkü İran'ın da parçası olduğu İslam dünyası Bush döneminin
travmasından kurtulmak için kendi kendini hipnoz etmiş gibi görünüyor.
Kendini bir bebek gibi sakin ve hafif hissederek doğal ritmik nefes
alma tekniğini uygulayarak sinirlerini yatıştırmış, içinde iyilik hissi
doğmuş, sempatik sinir sistemini rahatlatmış gibi; vücudunu gevşetmiş
ve olumlu hayal kurmuş; nihayet kendi kendine telkin vererek hipnoza
girmiş...sanki.
Bu profesyonele itaat etmemek için ihtiyatlı
olmak bile yetmeyebilir. Hababam sınıfının "kül yutmaz" hocasının
durumuna düşme ihtimali var çünkü. İzleyenler hatırlayacaktır, "ben kül
yutmam" diye böbürlenip sınav esnasında sıraların tepesinde gezinen kül
yutmaz hoca bir sıradan ötekine sıçrarken giysilerine tutturulan kopya
kağıtlarının kuryeliğini yapıyordu da farkında değildi. İtaat
profesyonellerinin elinden sağ salim kurtulan kişilerin başında
kötümserler ve şüpheciler gelir. Hiç de boşuna değil.
2008
Amerikan başkanlık seçim kampanyası sırasında bombala, bombala,
bombala... Bombala, İranı Bombala diye tempo tutan McCain'in kalbi
reformcu İranlılar için çarpıyor. Nida'nın kör kurşuna hedef olmasının
ardından neoconlar, Amerikan sağı-solu "hepimiz İranlıyız" diye "Nîda"
etmeye başladılar.
Seçim sonrasında Amerika-İran ilişkileri
Ahmedinejad,
geçtiğimiz Ocak ayında, "değişimden bahsedenler, İran halkından özür
dilemeli ve geçmişteki kötü hareketleri ile İran'a karşı işlediği
suçları onarmayı denemeli" demiş ve özür talebinde bulunmuştu. Herkese
istediğini yaptırmak isteyen itaat profesyoneli ise Kahire konuşmasında
demokratik yolla seçilmiş İran hükümetinin devrilmesinde ABD'nin rol
aldığını bir başkan olarak en üst düzeyde dile getirdi; itiraf olarak
yorumlandı bu sözleri. Ancak ABD'nin rolünden hemen sonra bu kez rehine
olayında, Amerikan askerlerine ve Amerikalı sivillere karşı şiddet
eylemlerinde İran'ın oynadığı role değindi. Dolayısıyla bu itiraftan
maksat "artık tarihe hapsolmayalım" "ödeştik" mesajını vermekti. İran
yönetimine hoş ama boş bir mesajdı bu: Ödeştik. Özür yok.
Peki
İran'ı İranlılara bırakma numarasını henüz terketmemiş olan Obama, İran
cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra nasıl bir politika izleyebilir?
Paul
Craig Roberts'ın, Şeytanlaştırılmış bir İran'la savaşa hazır mısınız?
Başlıklı makalesinde belirttiğine göre "Washington Bureau, 14
Haziran'da, Washington'ın psikolojik harp yürüttüğünü kabullenerek şunu
ilan etti: 'İran'daki seçim sonuçları, Obama'nın destek çabalarını daha
da zorlaştırmaktadır.' Roberts'ın buradan çıkardığı sonuç şu:
"'Diplomatik başarısızlık' özrünün iğrenç kafasını bulunduğu yerden
kaldırdığını, geriye sadece askeri çözümü bıraktığını görüyoruz
burada."
Roberts'ın hakkını vermek için uzun bir alıntı daha
yapmamız gerekiyor: "Ulusal Güvenlik Konseyi'nde çalışmış ve şu an
Columbia Üniversitesinde ders veren Gary Sick şöyle diyor: 'Şayet daha
ılımlı olsalardı ve Ahmedinejad'ın yizde 51'le kazandığını
söyleselerdi' İranlılar biraz daha kuşkulu fakat daha bir kabullenir
olurlardı. Ancak İran yönetiminin, 'Ahmedinejad 62.6'la kazandı' demesi
'muteber' değildir." "Sanırım diyor Sick, 'İran devriminde,
meşruiyetini halk desteğine dayandıran bir konumdan baskıya dayandıran
bir konuma doğru gerçek bir dönüşüm noktasıdır bu. Halkın sesine kulak
asılmıyor." "Herşeyi Amerikan yönetiminin içinden görmüş bir kişi
olarak söyleyebilirim ki, Amerikan yönetiminin, Amerikan medyasını ve
kukla devletlerin medyasını manipüle etmekten muradı, İran hükümetini
kendi halkını ezen ve İran halkının iradesini hiçe sayan bir hükümet
olarak tasvir etme sûretiyle İran hükümetini gözden düşürmektir.
Amerikan yönetiminin İran'a karşı bir askeri saldırı zeminini nasıl
kurduğunu gösterir bu."
Bu beyanlardan savaş kokusu alıyor
Roberts ve haksız da sayılmaz çünkü daha hırpani olanlarını Amerikan
Dış İlişkiler Konseyi Başkanı Richard Haass söylüyor. 26 Haziran 2009
tarihinde CFR internet sayfasında yayınlanan söyleşide şu fikirleri
beyan ediyor Haass: "İran sorunu halen mevcut ve bir şekilde daha da
kötüleşebilir...bu rejimle konuşmak olağanüstü derecede zorlaştı...esas
itibariyle teokrasi olabilir fakat uygulamada gitgide haydutokrasi /
eşkiyaokrasi oluyor...bunun, rejimin ne olduğunu ifşa ettiğine
inanıyorum. Meşruiyetini yitirdi. Gücü var ama İran kamuoyunun
kaydadeğer bir yüzdesi nezdinde meşruiyeti yok. Her ne kadar değişim
kısa vadede gerçekleşmeyecek olsa bile gelecekteki bir siyasi değişimin
tohumlarının ekildiğini telkin ediyor..."
Obama kendini özgü
bir açılış yapmışken, dış politika seçkinleri gitgide Bushvâri ağızla
konuşmaya başlıyorlar. Amerikan basınına göz attığınızda Haass'ın
görüşlerine benzer bir kanaatin hâkim olduğu görülür. Amerikan Dış
İlişkiler Konseyi Başkanının Bush dönemini hatırlatan ifadeler
kullanması, Amerika'nın İran politikasının seyrini merak edenlerin
dikkatini hak eder.
Durum Roberts'ın düşündüğü gibi bir askeri
saldırıya dönüşmeyebilir. Fakat Pakistan'ın hızla Afganistan savaşına
nasıl dâhil edildiğini hatırladığımızda kesin bir dil kullanmanın
sakıncası da ortaya çıkacaktır. O halde şimdilik söyleyebiliriz ki
seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından başlayan gösteriler,
güvenlik kuvvetleriyle yaşanan çatışmalar, bazı göstericilerin
hayatlarını kaybetmesi, Amerikan dış politika yapımcıları nazarında
askeri seçeneği geriye doğru ötelemeyi gerektirecek kadar vaadedici
görünüyor olmalı. Seçim sonrası İranı hakkındaki kanaatlerinin tam
olarak şekillenmesi için biraz daha vakit gerekiyor. Kesin olarak
vaadedici buldukları takdirde - buna Afganistan-Pakistan hattındaki
askeri gücün artışını, Irak'taki askeri gücün kaydadeğer ölçüde
azalışını da ekleyin – İran'a askeri saldırının askıya alındığı bir
sürece, gerilim stratejisine dönüş yapacaklardır.
Bu yazı toplam 916 defa okundu.