Soru: Allah yolunda cihadı terk edenlerin hak ettikleri hususi bir ceza var mıdır?
Cevap: Elhamdülillah
Kuran'ın bir çok ayetinde ve çeşitli hadislerde Allah yolunda Cihada çıkma
emri ve Cihadı ihmal edenlere yönelik uyarılar görülür.
Eğer Müslümanlar, Allah yolunda Cihadı ihmal eder, kolay bir hayatı tercih
eder ve sadece bu dünyaya odaklanırlarsa rezillik ve küçümsenmeyle
karşılaşacaklar ve bütün işleri bozulacaktır. Böylece kendi kendilerini Allah'ın
gazap ve öfkesine maruz bırakacaklar ve İslam'ın kafirlere karşı yenilgiye
uğramasına neden olacaklardır. Dolayısıyla Cihadı ihmal etmek büyük bir
günahtır.
İbn Hacer (r.h.), el-Zevacir'de diyor ki:
"Saldırganlar bir Müslüman toprağına girdikleri zaman veya bir Müslüman'ı
esir ettikleri zaman onu düşmanlardan kurtarmak mümkünse bir zorunluluk haline
gelen Cihadı ihmal etmek 390. 391. ve 392. büyük günahlardır. İnsanlar Cihadı
toptan ihmal ettiğinde ve bir bölgedeki insanlar kendi sınırlarını
kuvvetlendirmeyi ihmal ettikleri zaman böylece bunun yüzünden kafirlerin orayı
istila etmesi riski vardır." Alıntının sonu.
Bundan dolayı sahabe arasında, farz-ı ayn olduğu zaman (şahsi yükümlülük)
zayıflığından dolayı mazur görülenlerden ve münafıklardan başka Cihada
katılmaktan geri duran kimsenin olmaması iyi biliniyordu ve yerleşikti. Tebük
Seferi'nden geri kalan Ka'b ibn Malik(radiyallahu anh)'ten rivayet edildi ki:
"Allah'ın Rasulü'nün (salat ve selam ona olsun) gidişinden sonra kalan
insanlara vardığım zaman, münafık olarak bilinen bir adam ve zayıflığından
dolayı Allah'ın maruz gördüğü bir adam dışında kimseyi göremediğimden dolayı çok
acı çektim." (Buhari, 4066; Müslim, 4973)
Bu kanıt gösteriyor ki, cezaların bazıları bunun sonucudur.
Örneğin;
- Cihadı terk etmek, bu Dünya ve Ahirette kötü bir sona neden olur.
Bu dünyada namert korkak küçük düşürülmüştür, köleleştirilmiştir. O hep bir
yandaştır, bir lider (öncü) değildir. Öbür dünyada ise Cihadı terk etmek
Allah'ın bir cezasına neden olacaktır.
Allah-u Teala buyuruyor ki:
"Allah yolunda infak edin ve kendi kendinizi yıkıma götürmeyin. İhsan
edin, Allah ihsan edenleri sever." (Bakara 2: 195)
El Tirmizi'nin (2972) rivayet ettiğine göre, Eslem Ebu İmran dedi ki:
"Bizler Bizans şehrindeydik (yani İstanbul) ve onların büyük bir birliği
bizi karşılamaya geldi. Müslümanlardan birisi kendisini Bizans saflarına attı ve
onların içine daldı. İnsanlar onu görünce: "Suphanallah! O kendi kendisini
tehlikeye attı"" dediler.
Bunun üzerine Ebu Eyyub El-Ensari ayağa kalktı ve dedi ki:
"Ey insanlar! Siz bu ayeti yanlış anladınız. Elbette bu ayet, biz- Ensar
hakkında nazil oldu. Allah İslam'ı üstün kılıp müntesiplerinin sayısını
artırdığında, biz- Peygamber(s.a.s.)'e söylemeksizin- birbirimize demiştik ki:
"Allah, İslam'ı hakim kıldı ve Müslümanların sayısını çoğalttı. Neden biz
malımız-mülkümüzle kalıp onları geliştirmiyoruz?""
Sonra Allah, bizim dediklerimizi çürüten şu ayetleri Kur'an da Rasulü'ne
(s.a.v.) vahyetti:
"Allah yolunda infak edin ve kendi kendinizi yıkıma götürmeyin. İhsan
edin, Allah ihsan edenleri sever." (Bakara 2: 195)
İşte bu "yıkım", bizim dünyalıklarımızla oyalanıp Cihadı terk etmemizdi. Ebu
Eyyub, İstanbul'da gömülünceye kadar hiç durmadan Allah yolunda savaştı. Bu,
Şeyh Elbani tarafından El Tirmizi'den ‘Sahih' olarak nitelendirilmiştir.
Tuhfat el-Ehvedi'de deniyor ki:
"Bu hadis gösteriyor ki; kendi kendini yıkıma atmak demek, bir kişinin
ailesi ve malını cihada tercih etmesidir."
- Cihadı terk etmek, utanç ve küçük düşme sebebidir.
Ebu Davud'un (3462) İbn Ömer'den rivayet ettiğine göre:
Allah Rasulü'nün (s.a.v) şöyle dediğini işittim: "Iyne ile alış-verişe
dalar, öküzlerin kuyruğuna yapışır, çiftçilikle yetinir ve Cihadı terk ederseniz
Allah size öyle bir rezillik verir ki sizler dininize geri dönünceye kadar da
bunu üzerinizden kaldırmaz." El Bani Ebu Davut'tan sahih olduğunu
söylemiştir.
Peygamberimiz (salat ve selam ona olsun) muhakkak ki doğru söylemiştir. Bugün
Müslümanların durumuna göz atan bir kimse, onların din hususunda ne kadar
umarsız olduklarını görecektir. Onlar faiz yiyorlar ve yalnız bu dünyayla
ilgileniyorlar. Allah yolunda Cihadı ihmal ettiler. Peki bunun sonucu ne oldu?
Allah onları küçük düşmeye maruz bıraktı. Düşmanlarına karşı destek istemek için
aşağılanmış ve küçük düşürülmüş bir şekilde doğuya-batıya koştular. Hiç fark
etmediler ki (?) bu aşağılanma, doğru sözlü Peygamberin (salat ve selam ona
olsun) dediği gibi dine dönmedikçe üzerlerinden kaldırılmayacak.
Muhakkak ki Allah(c.c.) doğru söylemiştir:
"Münafıklara, kendileri için elem verici bir azap müjdele! Onlar müminleri
bırakıp da kafirleri veli edindiler. Yoksa izzeti onların yanında mı arıyorlar?
Şüphe yok ki; İzzet Allah'a aittir." (Nisa 4:138,139)
- Cihadı terk etmek, bu Dünyada ve Ahirette Allah'ın cezasının bir
nedenidir
Ebu Davut'un ibn Umame'den rivayet ettiğine (2503) göre Peygamber(s.a.v.)
şöyle buyurdu:
"Kim savaşmazsa ya da bir savaşçıyı donatmazsa ya da onun yokluğunda bir
savaşçının ailesini desteklemezse, Allah ona diriliş gününden önce mutlaka bir
felaket (kariah) ulaştıracaktır." El Bani tarafından Ebu Davut'tan sahih
olarak nitelendirmiştir.
Burada geçen (kariah), aniden vuku bulan bir felaket anlamına gelmektedir.
Allah(c.c.) şöyle buyurmaktadır:
"Ey iman edenler! Size ne oldu da; 'Allah yolunda hep birden savaşa çıkın'
denildiği zaman yerlerinize çakılıp kaldınız? Ahiretten vazgeçip dünya hayatına
mı razı oldunuz? Ama dünya hayatının faydası Ahiretin yanında pek azdır. Eğer
hep birden savaşa çıkmazsanız, O size acıklı bir azap eder ve yerinize başka bir
topluluk getirir. O'na hiçbir şekilde zarar veremezsiniz. Allah her şeye
kadirdir." (Tevbe 8: 38,39)
Allah'ın uyardığı azap ve cezalandırma, sadece Ahiretteki azap değil aksine
hem bu dünyadaki hem de Ahiretteki azap ve cezalandırmadır. Cihada çıkmayan
topluluğun başına gelen utanç verici ceza, kafir düşmanların faydalandığı iyi
şeylerden yoksun kalmaktır. Tüm bunlara ek olarak, Cihadı terk edenler, Cihadda
kaybedeceklerinden daha fazla can ve mal kaybedeceklerdir. Ve ayrıca onurunu ve
saygınlığını yitirmek istemeyenlerden daha fazla kurban vereceklerdir. Cihadı
bırakıp da Allah'ın üzerlerine rezillik vermediği hiçbir ümmet yoktur.
Nihayetinde bunların kaybı düşmanlara karşı Cihada devam edenlerinkinden daha
fazla olmaktadır.
Al-Zilaal, 3/1655.
Es-Sadi (rahimehullah) diyor ki (sayfa 532):
"Ey iman edenler", Allah'ın emirlerine itaat etme, O'nun rızasını
arama ve O'nun dini için savaşma hususunda acele etmenin imanın gereği olduğunu
bilmiyor musunuz? "Neyiniz var ki, Allah için Cihada çıkmanız istendiğinde yere
çakılıp kaldınız?" cümlesinin manası ise neden böyle tembel ve dünyaya
meyillisiniz anlamındadır.
"Bu Dünya hayatını Ahirete tercih mi ettiniz?" Sizin durumunuz bu
dünyadan memnun olan ve dünyevi amaçlara yoğunlaşan, Ahiret için hiçbir şey
yapmayanların halidir. Çünkü onlar ahirete inanmazlar.
"Fakat bu dünyanın zevki çok azdır" sizin meyletmenize ve tercih
etmenize karşın... Allah size sorunları çözmek ve tercih edilmeye layık olanı
görmenizi sağlamak için akıl vermedi mi?
Bu dünya-başından sonuna kadar-, Ahiretin yanında hiçbir şey ifade eder mi?
Nihai amacı ve ilgisi dünya nimetlerini kazanmak olan, bütün çabalarını
kısıtlayarak ve bütün bu kısa hayatını acı ve riskle doldurmaya odaklanan bir
adamın ömrünün bu dünyanın ömrüyle kıyaslanması nedir ki?
Bir insanın arzu edebileceği her çeşit zevki de içeren ebedi ikamet yeri olan
Ahirete nasıl olurda dünya hayatını tercih etmek mümkün olabilir? Bu Dünyayı
Ahirete tercih eden her hangi bir kimsenin kalbinde iman kökleşmemiştir ve bilge
ve anlayışı bir insan olarak dikkate alınmamalıdır.
Sonra Allah (cc) onları şöyle diyerek uyarır:
"Eğer savaşa çıkmazsanız sizi büyük bir azapla cezalandırır." Cihada
çıkmamak bu dünyada ve Ahirette en şiddetli cezalara sebep olan büyük bir
günahtır. Çünkü o büyük zararlara neden olur. Cihaddan geri kalan biri Allah'ın
sözünü dinlememiştir ve menedildiği bir işi yapmıştır. Allah'ın dinine destek ve
kitabını&şeriatını korumaya yardım etmemiştir.
Müslüman kardeşlerine, onları yok etmek ve dinlerinin kökünü kurutmak isteyen
düşmanlarına karşı yardım etmemiştir. Belki imanda zayıf olan diğerleri de onu
örnek alacaklar ve belki de O, Allah düşmanlarına karşı savaşa katılan
diğerlerinin cesaretini kırabilecektir.
Böylece O, Allah'ın şu şekilde şiddetli bir şekilde cezalandırmakla uyardığı
kimselerden olacaktır: "Eğer savaşa çıkmazsanız sizi acı bir azapla
cezalandırır." Allah, kendi dinini desteklemeye ve ne olursa olsun, kendi
sözünü yücelteceğine söz verdi. Sen O'nun emirlerine uysan da uymasan da...
"... ve Allah, her şeye gücü yetendir (kadirdir)". O, istediğini
yapmaktan aciz değildir ve O'nu kimse yenemez.
Allah'tan Müslümanları dinlerine döndürmesini ve onların üzerinden rezilliği
kaldırmasını dileriz.
Ve doğrusu Allah en iyisini bilir.
Kaynak: Islam Q&A
Tercüme: Resul Hanif
Kavkaz Center
Bu yazı toplam 1898 defa okundu.